NÜFUS DÜZELTİM DAVASI – NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi davası; çocuğun nüfus kaydı yapılırken, ilk defa nüfus kaydı alınırken, yeniden düzenlenirken ya da herhangi bir nedenle yanlış veya eksik yazılması durumunda açılacak davadır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası genel olarak, nüfus müdürlüğünce yapılan maddi hataların düzeltilmesi ve çocuğun nesebinin belirlenmesi amacıyla açılmaktadır. Yani babalık karinesinin mevcut olmadığı halde açılacak dava nüfus düzeltim davasıdır. Babalık karinesine dayanılmadan farklı sebeplerle nüfusta baba olarak gösterilen kişi ile çocuk arasındaki soybağının ortadan kaldırılması, soybağının reddi davası ile istenemez. Bu sebeple nüfustaki babalık kaydı babalık karinesine dayanmıyorsa, mevcut durumdaki soybağının ortadan kaldırılması soybağının reddi davasına değil nüfus kaydının düzeltilmesi davasına konu olmalıdır. Örneğin, evlilik içerisinde yahut boşanma kararını takip eden 300 gün içerisinde doğum olmamasına rağmen ( çocuk bu sürelerin dışında doğmuşsa) kocanın nüfus kütüğüne çocuk kaydedilmişse burada açılacak dava Soybağının reddi davası değil nüfus sicilindeki yolsuz kaydın düzeltilmesi davası olmalıdır. Zira bu durumda koca ile çocuk arasında soybağı ve babalık karinesi söz konusu değildir. Ya da doğurulan çocuk karıştırılmışsa bu durumda da açılacak dava nüfus düzeltim davasıdır.
Özetle; çocuk ile baba arasındaki soybağı ilişkisi babalık karinesinden faydalanamıyorsa yani çocuk evlilik birliği dışında veya 300 günlük iddet süresinden sonra doğmuşsa açılacak dava nüfus düzeltim davasıdır.

NÜFUS DAVALARININ TÜRLERİ?

1*Ad ve soyadın değiştirilmesi davası,
2*Cinsiyet değişikliği davası,
3*Doğum tarihi ve yaş düzeltme davaları,
4*Nüfus kaydının iptali davası,
5*Babalık davası,
6*Soy bağının reddi davası,
7*Din değiştirme davası,
8*Gaiplik davası,
9*Kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan davalar,
10*Anne-baba adı değiştirme davaları,
11*Tespit davaları

NUFÜS DÜZELTİM DAVASININ TARAFLARI

DAVACILAR?
Genetik anne, anne olduğunu iddia eden kadın yahut genetik anne olmadığı halde nüfusta çocuğun annesi olarak gözüken kadın ve annesinin yanlış yazıldığını düşünen çocuk, bu davanın davacısı olabilmektedirler. Ayrıca kamu düzenini ilgilendiren bir durum olması nedeniyle Cumhuriyet savcıları da lüzum halinde bu davayı açabilirler.

DAVALILAR?
Bu davanın davalıları ise; aleyhine nüfus kaydı düzeltilmek istenen kişi ve hukuki menfaati bulunan ilgililer veya İlgili Nüfus Müdürlüğü olabilmektedir.

NÜFUS DÜZELTİM DAVASINDA GÖREVLİ ve YETKİLİ MAHKEME

Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında görevli ve yetkili mahkeme, ilgilinin yani davacının yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir.

NÜFUS DÜZELTİM DAVASINDA SÜRELER
Nüfus düzeltim davasında herhangi bir süreye tabi olmaksızın ilgililer her zaman bu davayı açabilirler. Yani herhangi zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlanmamıştır.

EMSAL YARGITAY KARARLARI

YARGITAY İKİNCİ HUKUK DAİRESİ, Esas: 2013/4504, Karar: 2013/7769, Tarih: 21.03.2013
“Davacı; dava dilekçesiyle, gerçeğe aykırı beyanla kendisinin Dursun Ali oğlu ve İfaket’den olma olarak nüfus siciline tescil edilmiş olduğunu belirterek; nüfus sicilinde Dursun Ali ile İfaket olarak yazılı olan ana ve baba adının iptal edilmesini talep etmiştir. Davacının ayrıca Şişli 1. Aile Mahkemesine kayıtlı İsmail ve Hatun çocuğu olduğunun tespitini talep eden ayrı bir dava açtığı da görülmektedir. İstek bu haliyle nüfus kayıt düzeltimi davası olup; gerçek (biyolojik) baba ile soybağının kurulmasına yönelik bir talep bulunmamaktadır. Nüfus kayıt düzeltim davaları, Aile hukukuna ilişkin olmadığından; davaya bakma görevi Asliye hukuk mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece de re’sen göz önünde bulundurulur.”

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ, 14.1.2019 T., 2017/8217 E., 2019/284 K.
“Davacılar vekili dava dilekçesinde, murisleri…in nüfus kayıtlarında kızı görünen …..’ın gerçek annesinin …olduğunu ileri sürerek, nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiş, Mahkemece nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenen ….’in vefat ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların miras hakkı etkilendiğinden, kayıtların düzeltilmesini istemelerinde hukuki yararlarının dolayısıyla aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşıldığından; Mahkemece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi,”

YARGITAY SEKİZİNCİ HUKUK DAİRESİ, Esas: 2017/12018, Karar: 2017/7299, Tarih: 18.05.2017
“Soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunur. Bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Dava, kayden baba … yönünden gerçeğe aykırı olarak nüfus kütüğünde gerçek babası yerine, …’ün nüfusuna onun çocuğu olarak hatalı şekilde tescil edilen davacı …’in, bu hatalı kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından; mahkemece, iş bu dava yönünden tefrik kararı ile dosya ayrı bir esasa kaydedilerek davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi, biyolojik baba olduğu iddia olunan … yönünden açılan babalığın tespiti davasında ise kayıt düzeltme davasının sonucu beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kayıt düzeltme davası ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadan babalığın tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

YARGITAY ONSEKİZİNCİ HUKUK DAİRESİ, Esas: 2014/22170, Karar: 2015/10808
“Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre soybağının reddi davası ancak babalık karinesi kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını ifade eden bir davadır. Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için böyle bir duruma çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığını tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır. Annenin gerçek anne olan Halime olduğunun belirlenmesi halinde, babalık karinesi çerçevesinde Abide, nüfus kaydına göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren (üçyüz gün içinde doğmuş ise bu durumda anne olarak Halime belirlendiği anda, baba Sait’in belirlenmesi yasa gereği olacaktır. O halde yasa gereği baba belirlidir ve babanın da Sait olduğunun kabul edilmesi zorunludur. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. Bu nedenle, davacı tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında inceleme yapılması gerekir.”

YARGITAY İKİNCİ HUKUK DAİRESİ, Esas: 2009/8404, Karar: 2010/10496, Tarih: 31.05.2010
“Davacı …. ile eşi ….. Özkuşçu 22.01.1963 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlardır. Davacı Çorum’da boşandığı eşinin soyadı olan Özkuşçu soyadını kullanmak için izin almış ise de bu soyadını artık kullanmak istemediği için soyadının kızlık soyadı olan Özbilen olarak değiştirilmesi istemiyle açtığı davada husumeti Antalya Nüfus Müdürlüğüne yöneltmiştir. Dava bu niteliği ile; nüfus kayıt düzeltim davası değil; Türk Medeni Kanununun 173. maddesine temas eden “boşanılan eşin soyadını taşıma izninin kaldırılması davası” niteliğindedir. Anılan madde hükmünde, bu kaldırma davasını kocanın açacağı belirtilmişse de; kadının bu hakkından vazgeçmesi her zaman olanaklı olduğundan; kadının da boşandığı kocasını, ölü ise kocasının yasal mirasçılarını hasım göstererek dava açmasına da yasal bir engel yoktur.”

Nüfus düzeltim davası ile sıklıkla karıştırılan Soybağının reddi davasına ilişkin makalemize bu yazının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.