Yargı Paketi ve İnfaz Reformu
Ülkemizde hükümlülerin uzun zamandır bir beklenti içerisinde olduğu ve ceza infaz sistemini derinden etkileyecek 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’ndan oy çokluğuyla geçerek Genel Kurul yolunu tuttu. Kamuoyunda “Covid affı” olarak nitelendirilse de resmi olarak “kısmi infaz düzenlemesi” şeklinde tanımlanan paket, 3 Aralık 2025’te komisyonda kabul edildi. Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç’un “toplumsal huzuru tahkim eden” şeklinde tanımladığı bu 38 maddelik teklif, 12 farklı kanunda değişiklik öngörmektedir.
Yeni düzenlemeleri bir şablon olarak belirtmek gerekirse;

Bu cezai artışlar, paketin “caydırıcılık” ayağını oluşturuyor. Özellikle toplumun kanayan yarası haline gelen ve UZLAŞMA KAPSAMINA ISRARLA ALINMAYAN halk arasındaki tabiri ile internet dolandırıcılığı suçunda görev uyuşmazlığının engellenmesi, temel sorunu çözecek mahiyette olmasa da kanaatimce önemli bir adım olacaktır.
Peki, bu paket ne getiriyor, kimleri etkiliyor ve neden tartışılıyor? Detaylıca izah etmekte fayda görmekteyiz.
İnfaz ve Denetimli Serbestlikte “3 Yıl Erken” Formülü
Paketin en önemli düzenlemelerinden biri 31 Temmuz 2023 ve Öncesinde işlenmiş Suçlara ilişkindir. Zira yeni düzenleme ile; Hükümlüler, kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişte ve oradan denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılma hakkı kazanacaklardır. Yani üzerine eklenen 3 yıllık denetimli serbestlik ile toplamda 6 yıla varan bir “dışarıda infaz” imkânı doğuyor.
31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş tüm suçlardan hüküm giymiş hükümlüler bu haktan faydalanacaktır. Ancak aşağıdaki suçlar kapsam dışında tutulmuştur; (Yeni düzenlemeden faydalanamazlar)
Terör suçları
Örgütlü suçlar
Kasten öldürme (alt soy-üst soy, kardeş, eş, boşanılan eş, kadın, çocuk, kendisini savunamayacak durumdaki kişilere karşı işlenenler)
Cinsel saldırı
Çocuğun cinsel istismarı
Yani adi suçlar (hırsızlık, yaralama, dolandırıcılık, uyuşturucu kullanma, trafik suçları vb.) tam kapsam içindedir.
Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden:
Toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar → kapalıda 1 ay geçirdikten sonra,
Toplam hapis cezası 10 yıl ve daha fazla olanlar → kapalıda 3 ay geçirdikten sonra,
açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına 3 yıl veya daha az süre kalmışsa, bu şartlar oluştuğu anda doğrudan açık cezaevine ayrılabilecektir.
Denetimli Serbestlikten 3 Yıl Erken Yararlanma
Yukarıdaki şartları taşıyan hükümlüler ile
31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle zaten açık cezaevinde bulunan hükümlüler; →Talepleri halinde,
→ En az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla, denetimli serbestlik tedbirinden 3 yıl erken yararlandırılacaklardır.
Örneklerle somuşlatırmak gerekirse (Kapsam dışı bırakılan suçlar hariç olmak üzere);
7 yıl ceza alan biri → normalde son 1 yılı denetimli serbestlik. Ancak Paketle → son 4 yılı denetimli serbestlik (3 yıl erken)
15 yıl ceza alan biri → normalde son 3 yılı denetimli serbestlik (Covid düzenlemesiyle). Ancak Paketle → son 6 yılı denetimli serbestlik
5 yıl ceza alan, kapalıda 1 ay geçirmiş biri → hemen açık cezaevine + 3 ay açıkta kaldıktan sonra 3 yıl erken denetimli serbestlik = neredeyse tamamı dışarıda geçirecektir.
Bir şablon halinde belirtmek gerekirse;

NOT-1: Belirtmek gerekir ki 30/03/2020 tarihinden önce işlenen suçlarda DENETİMLİ SERBESTLİK SÜRESİ 3 YILDIR. Yani kapsam dışı suçlar hariç olmak üzere 3+3 YIL OLMAK ÜZERE TOPLAMDA 6 YIL DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANACAKTIR. Ancak 30/03/2025 tarihinden önce işlenen ve KAPSAM DIŞINDA TUTULAN SUÇLARDA NORMALDE 1 YIL OLARAK UYGULANAN DENETİM SÜRESİNE +3 YIL EKLENEREK TOPLAMDA 4 YIL DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANACAKTIR. (Dikkat: Aile içi cinayet ve cinsel suçlar önergeden çıkarılmıştır)
NOT-2: İfade etmemiz gereken bir diğer husus ise İÇTİMA durumudur. 31/07/2023 tarihinden önce işlenen bir suç ile 31/07/2023 tarihinden sonra işlenen bir suçun İÇTİMA EDİLMESİ HALİNDE +3 YIL DENETİMLİ SERBESTLİKTEN FAYDALANILAMAYACAKTIR.
Resmi bir rakam açıklanmadı, ancak infaz rejimindeki değişiklikler nedeniyle yaklaşık 40-50 bin hükümlünün erken tahliye veya denetimli serbestlikten yararlanabileceği öngörülüyor. Bu, cezaevlerindeki 300 bini aşan nüfusu kısmen de olsa hafifletecektir. Tüm topluma hayırlı olması temennisiyle..
Av. Hasan Basri SARI
