YARGILAMANIN YENİLENMESİ (İADE-İ MUHAKAME) NEDİR?
Kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı tanınan başvuru yollarına “olağanüstü kanun yolları” denilmektedir. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşen son kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Hüküm kesinleştikten sonra, hatta hükmün infazı tamamlandıktan sonra dahi mahkemelerin verdiği kararların hatalı olduğunun anlaşılması mümkündür. Yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş hatalı kararların düzeltilmesi amaçlanmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi ila 323. maddeleri arasında yargılamanın yenilenmesi müessesesi düzenlenmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi doktrinde, “hatalı oldukları anlaşılan kesin hükümlerin talep edilmesi üzerine yeniden tetkik edilmesi” veya “kanunda belirtilen sebeplerin varlığı halinde kararı veren mahkemenin yargılamayı baştan itibaren tekrarlayarak yeniden karar vermesi” şeklinde tanımlanmaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi CGK’nun 11.03.2014 tarih ve 909/121 sayılı kararında şu şekilde tanımlanmıştır. “kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden en az birine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hakimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurumun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi halinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkan sağlayan, olanağanüstü bir kanun yoludur.”
Yargılamanın yenilenmesi için hükmün nasıl kesinleştiğinin bir önemi bulunmamaktadır. Yani yargılamanın yenilenmesi yoluna ilk derece mahkemeleri tarafından verilen hükümlere karşı başvurulabileceği gibi bölge adliye mahkemelerinin, CMK’nın 281/2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak verdikleri yeni hükümlere karşı da yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilecektir.
Yargılamanın yenilenmesi, ancak bu yönde yapılacak bir talep üzerine söz konusu olacaktır. Zira mahkemelerin re’sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gitmeleri mümkün değildir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ YOLUNA BAŞVURUBİLECEK KİŞİLER?
Yargılamanın yenilenmesinin mutlaka istek üzerine yapılması gerekmektedir. Bir başka anlatımla mahkeme re’sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidemez.
Hükümlü kendi lehine yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabilir. Hükümlünün kendi aleyhine yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı yoktur. Beraat eden sanık ise gerek kendi lehine gerek kendi aleyhine muhakemenin yenilenmesini isteyemez.
Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesine engel değildir. Hükümlü ölmüşse, eşi, üst soyu, altsoyu ve kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilir.
Cumhuriyet savcısı hükümlünün hem lehine hem de aleyhine yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. Müdafi de hükümlünün lehine yargılamanın yenilenmesini isteyebilir.
CMK m.242 ve m.260 uyarınca katılan veya ceza muhakemesi sırasında katılma isteği karara bağlanmış ya da reddedilmiş olanlarla katılan sıfatını alabilecek nitelikte suçtan zarar görenler de kanun yollarına başvurabileceğinden mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi, sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ KANUN YOLUNA BAŞVURU SÜRESİ?
Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kural olarak herhangi bir süre sınırlamasına tabi tutulmamıştır. Zira, kesin hükmün adli hata içerdiğinin ne zaman ortaya çıkacağını bilmek mümkün değildir. Yargılamanın yenilenmesi süre bakımından dava zamanaşımına tabi olsa da hükümlünün lehine yargılamanın yenilenmesi başvurusu süreye tabi değildir.
Yargılamanın yenilenmesi başvurularının süreye tabi olmaması kuralının istisnasını AİHM kararlarına dayanan başvurular oluşturmaktadır. CMK’nın 311. maddesinin 1. fıkrasının f bendinde yer alan AİHM kararları nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinde süre sınırı, AİHM kararlarının kesinleştiği tarihten itibaren BİR YILDIR. Bu süre hak düşürücü süredir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİ NEREYE YAPILIR?
Yargılamanın yenilenmesi talebi kural olarak hükmü veren mahkemeye yapılmalıdır. Temyiz yargılaması yapmış olan Yargıtay hakimlerinin suç teşkil eden görev kusuru yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülmüşse, istisnai olarak yetkili makam uyarınca Yargıtay’ın ilgili dairesidir. Yargıtayca davanın esasına hükmedilerek hukuka aykırılığın düzeltildiği hallerde, yani Yargıtay’ın hüküm kurduğu hallerde, Yargıtay hakimlerinin suç teşkil eden görev kusuru yenileme nedeni yapılmışsa yetkili makam hükmü kuran Yargıtay dairesidir.
Yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna yalnızca bir kere başvurulacaktır diye bir kural yoktur. Yargılamanın yenilenmesi istemi reddedilirse, yeni bir sebeple tekrar yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmak mümkündür. Ancak her yeni başvurunun dayandığı nedenin önceki başvuruda belirtilenden farklı olması gerekmektedir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİ HÜKMÜN İNFAZINI DURDURUR MU?
Yargılamanın yenilenmesi davasının açılması, hatalı olduğu iddia edilen hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkemenin infazın geri bırakılmasına ya da durdurulmasına karar vermesi mümkündür. Zira kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kural olarak infaz edilmelidir. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulunulması kendiliğinden hükmün infazının ertelenmesine neden olmaz. Ancak yeniden yargılanma talebini değerlendiren mahkeme, olayın veya yeniden yargılama başvurusunun özelliklerine göre infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir.
DİKKAT!! Yargılamanın yenilenmesi başvurusu üzerine infazın geriye bırakılması veya durdurulması veyahut infazın geri bırakılmaması ya da durdurulmaması kararlarına karşı itiraz yoluna gidilemez.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ NEDENLERİ NELERDİR?
CMK m.311’de lehe yargılamanın yenilenmesi nedenleri, CMK m.314’te ise aleyhe yargılamanın nedenleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu hususları ayrı ayrı açıklamakta fayda görmekteyiz;
1- Hükümlünün Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri
a. Sahte belge kullanılmış olması
Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması yargılamanın hükümlü lehine yenilenme sebeplerindendir. Sahte belge kullanılmış olduğunun anlaşılması sebebine dayanılarak yargılamanın hükümlünün lehine yenilenmesi için, söz konusu belge duruşmada kullanılmalı ve hükmü etkilemelidir. Ancak, belge sahte değilse, sadece belgenin içeriği gerçeği yansıtmıyorsa yasanın açık hükmü karşısında sahte belge kullanılması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz. Bu durumda yeni delil ve olaylara dayanarak yargılamanın lehe yenilenmesi yoluna gidilebilirse de, aleyhe yenilenme talep edilemez.
b. Yalancı tanıklık ya da gerçeğe aykırı bilirkişilik yapılmış olması
Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun veya oy verdiğinin anlaşılması yargılamanın lehe yenilenme nedenidir.
c. Hakimin görevini ifa ederken suç işlemesi
Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi hali de yargılamanın lehe yenilenmesine sebep olmaktadır. Ancak, hakim tarafından işlenen suçun hükmü etkilemesi aranmamaktadır.
d. Dayanak hükmün ortadan kalkması
Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da, bu hükmün kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılması CMK m.311/1-d uyarınca yargılamanın lehe yenilenmesinin bir başka nedenidir. İlgili kanun maddesinde belirtildiği üzere, hukuk mahkemesince verilen hüküm bir başka hüküm ile ortadan kaldırılmış olmalıdır. Bu nedene dayanarak yargılamanın yenilenebilmesi için diğer hükmün kesinleşmiş bir hüküm olması şarttır.
e. Yeni olay veya yeni delilin bulunması
Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunların yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olması yargılamanın bir diğer lehe yenilenme nedenidir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil mahkum tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra gelmiş olmasıyla bağlantılı değildir.
f. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin konuya ilişkin karar vermesi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının iç hukukta dört temel etkisi vardır.
1- İnsan hakları ihlallerine yol açan sebep bir kanun ise, bunun değiştirilmesi ve kaldırılması,
2- İnsan hakları ihlallerine yol açan sebep idari bir uygulama ise, bunun düzeltilmesi,
3- Tazminat,
4- Yargılamanın yenilenmesi.
Ülkemizde verilen ceza hükmünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin veya eki Protokolleri’nin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi durumu, yargılamanın lehe yenilenme nedenini oluşturmaktadır.
DİKKAT!! Belirtilen bu nedene dayanılarak sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna başvurulamaz.
CMK m.311/1-f uyarınca bu sebebe dayanılarak yargılamanın yenilenmesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde istenebilir. Bir yıllık süre hak
düşürücü süre olduğundan süresinden sonra yapılan başvuruların kabul edilmemesi gerekmektedir.
Bu sebebe dayanarak yargılamanın lehe yenilenebilmesi için öncelikle AİHM tarafından verilmiş ve kesinleşmiş esasa ilişkin bir kararın varlığı gereklidir. AİHM’nin kararının kesinleşmiş olması şarttır.
2- Sanık veya Hükümlünün Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri
Aleyhe yargılamanın yenilenme nedenleri CMK m.314’te düzenlenmiştir. Sahte belge kullanılması, hakimin suç işlemesi ve sanığın beraat ettikten sonra hakimin önünde suça ilişkin güvenilir ikrarının bulunması yargılamanın aleyhe yenilenme sebepleridir. Bu nedenleri, ayrı ayrı açıklamak gerekirse;
a. Sahte belge kullanılması
Bu sebep yargılamanın lehe yenilenme sebepleri arasında da yer almaktadır. Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması yargılamanın aleyhe yenilenmesi nedenlerindendir.
b. Hakimin görevini ifa ederken suç işlemesi
Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmesi yargılamanın aleyhe yenilenme nedenlerindendir. Yargılamanın bu yenilenme sebebi, hem lehe hem de aleyhe yargılamanın yenilenme sebepleri arasında yer alan ortak nedenlerden ikincisidir.
c. Sanığın ikrarı
Aleyhe yargılamanın yenilenmesi nedenleri, beraat etmiş bir sanıkla da ilgili olabileceğinden, yasada sadece hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesinden değil, sanık aleyhine de yargılamanın yenilenmesinden bahsedilmektedir. Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hakim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması da yargılamanın bir diğer aleyhe yenilenme nedenidir.
İlgili kanun maddesi uyarınca hakim önündeki ikrar, sadece beraat kararı verilmişse göz önüne alınacaktır. Bu ikrarın beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra yapılması gerekmektedir.
Bu yenileme nedeninin uygulanabilmesi için gerekli olan bir diğer şart da, ikrarı sanığın yapmış olmasıdır. Sanık dışındaki kişilerin ikrarına dayanılarak yargılamanın aleyhe yenilenmesi yoluna gidilemez.
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİN KABUL EDİLMEYECEĞİ HALLER NELERDİR?
Yargılamanın yenilenmesinin kabul edilemeyeceği haller, CMK m.315’te düzenlenmiştir. CMK m.315/1’de; kanunun aynı maddesinde yer almış sınır içinde olmak üzere, cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesinin kabul edilemeyeceği bir diğer hal de, CMK m.315/2 ile hükme bağlanmıştır. Kanun maddesine göre; hatanın giderilmesini sağlayacak başka bir yol olmasıdır. Hatanın giderilmesini sağlayacak bir başka yolun mevcut olması halinde, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyecektir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNİN REDDİ VEYA KABULÜ?
Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi kararı, talepte ileri sürülen iddialar yeteri derecede doğrulanmazsa ve sahte belgenin, tanığın yalan beyanının ya da bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaasının önceki hükme etkisinin olmadığının anlaşılması üzerine verilmektedir.
Mahkeme tarafından talebin kabul edilmesi halinde ise yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilir.
Yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylayabilir veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verebilir. Kişinin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi, mahkeme tarafından yargılamanın yeniden yapılacağı anlamına gelmektedir. Ancak mahkeme yeni ileri sürülen delillere, yargılamanın yenilenmesi nedenlerine rağmen, yargılamanın yenilenmesi talebine konu kesinleşmiş hükmün onanarak aynı hükmün tekrar verilmesi mümkündür.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ İLE KANUN YARARINA BOZMA YOLLARININ FARKLARI?
Yargılamanın yenilenmesi kanun yolu ile Kanun Yararına Bozma Kanun yolları, sıklıkla karıştırılmaktadır. Bu nedenle kısa bir ayrıma yer vermekte fayda görmekteyiz. Her iki kanun yolunu birbirinden ayıran belli başlı şartlar aşağıdaki gibidir;
*CMK m.309 ve m.310’da düzenlenen kanun yararına bozma, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlara karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidebilmek için hükmün nasıl kesinleştiği önemli değildir, önemli olan hükmün kesinleşmiş olmasıdır.
*Kanun yararına bozma başvurusunu, sadece Adalet Bakanlığı’nın istemi üzerine veya hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren bozma nedenlerinin bulunması durumlarında re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yapmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi başvurusunu yapma hakkına sahip olanlar ise doğrudan bu yola başvurabilmektedirler.
*Yargılamanın yenilenmesi talebi kural olarak hükmü veren mahkemeye yapılırken, kanun yararına bozma talebi Yargıtay Ceza Dairesi’ne yapılmaktadır.
*Yargılamanın yenilenmesi hem maddi hem de hukuki hatadan kaynaklanan adli hataların giderilmesine yönelikken, kanun yararına bozma yoluna sadece kararda hukuki hata bulunması sebebiyle gidilebilmektedir.
*Hükümden sonra ortaya çıkan ya da hüküm verilinceye kadar mahkemeye bildirilmeyip sonradan bildirilen sebeplere dayanarak kanun yararına bozma yoluna gidilemez. Kanun yararına bozmayı gerektiren hukuki hatanın karar veya hükmün verildiği anda bulunması gerekmektedir. Hükmün verilmesinden sonra ortaya çıkan yeni olaylara dayanılarak ancak yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna gidilebilir.
KANUN YARARINA BOZMA KANUN YOLUNA İLİŞKİN MAKALEMİZE GÖZ GEZDİREBİLİRSİNİZ..
Av. Hasan Basri SARI
Av. Ömer Faruk BAYRAM
Av. Ferdi DEMİR
