CİNSEL TACİZ SUÇU


Cinsel saldırı suçu Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenmiştir.

NEDİR?

Vücut dokunulmazlığını ihlal niteliği taşımayan ve mağdurda rahatsızlık yaratan her türlü cinsel davranış taciz olarak değerlendirilmelidir. Cinsel taciz suçları, fail ile mağdur arasında BEDENSEL TEMAS OLMADAN cinsel davranışlarla işlenen fiillerdir. Cinsel taciz suçunun gerçekleşmesi için, fiziki temas olmadan cinsel amaçlı bir fiil olmalıdır. Bu fiiller ; laf atmak, cinsel içerikli konulardan bahsetmek, soyunmak, uzun süre bakmak, çıplak fotoğraf göndermek.. şeklinde örneklendirilebilir. Her somut olayda gerçekleştirilen fiilin cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Cinsel taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâli niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilir. Cinsel taciz, cinsel yönden, ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir.

Cinsel amaçla işlenen bir fiilin cinsel taciz suçunu oluşturması için, failin, mağdurun bedenine sarılma, dokunma, okşama veya başkaca herhangi bir surette temas etmemesi gerekir. Failin, mağdurun bedenine temas etmesi halinde söz konusu eylem cinsel taciz suçunu değil cinsel saldırı suçunu oluşturur.
Örneğin Yargıtay bir kararında “ Mağdureye cinsel organını gösteren …. aleyhinde cinsel taciz suçu oluştuğuna” hükmetmiştir.

Bir başka kararında “ Mağdureye bakarak mastürbasyon yapan …. aleyhinde cinsel taciz suçunun oluştuğuna” hükmetmiştir.

TCK Madde 105/1 :
Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

ŞİKAYET
Türk Ceza Kanununun 105. maddesinin 1. fıkrasında, cinsel taciz suçunun basit hali düzenlenmiştir. Bu kapsamında değerlendirilen suçlar, takibi şikayete tabi suçlardandır. Şikayet süresi, suçun işlendiğinin ve failinin öğrenildiği tarihten başlamak üzere 6 aydır. Basit cinsel tacizin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı ise suçtan bizzat zarar gören kişiye yani mağdura aittir.

TCK Madde 105/2 :
Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle, işlenmesi hâlinde

yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Türk Ceza Kanununun 105. maddesinin 2. fıkrasında cinsel taciz suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Suçun nitelikli halleri söz konusu ise ilgili makamlarca re’sen (kendiliğinden) soruşturma ve kovuşturma işlemleri yapılabilir. Dolayısıyla cinsel taciz suçunun TCK m.105/2’de tek tek sayılan nitelikli hallerden biri ile işlenmesi durumunda herhangi bir şikayete bağlı olmaksızın savcılık makamı soruşturma ve kovuşturma aşamalarına ilişkin olarak süreci resen yürütebilir.

Erkek veya kadın fark etmeksizin herkes cinsel taciz suçunun faili ve mağduru olabilir.

      EMSAL YARGITAY KARARLARI

(Yargıtay CGK – Karar No: 2015/34)
Katılanın telefonunu değişik zamanlarda ısrarla arayan sanığın söylediği “Evde misin canım seni çok özledim eve geliyorum “ şeklindeki sözlerin cinsel amaç taşıdığı eyleminin bir bütün halinde zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu…

(Yargıtay 5. CD. 4.6.200-3731-4315)
“Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen “yönetimindeki araç ile okul sorma bahanesiyle mağdureye yaklaşıp hiçbir bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını çıkarıp oynayarak göstermekten” ibaret eyleminin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu….

(Yargıtay 5.CD. 4.11.2003–1468–5803)
“Sanığın mağdureye uzun süre edep ve iffetini rencide eder şekilde, göz kırptığı, eliyle telefon işreti yaptığı, mağdurenin anlayamadığı bir takım sözler söylediği, mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımı ile bunu destekleyen tanık beyanından anlaşılmakla, sırnaşıkça hal alan hareketlerin tümü sarkıntılık suçunu oluşturduğu…

Çeşitli Yargıtay kararlarında cinsel taciz (söz atma, sarkıntılık) sayılan davranış ve sözler şunlardır:
“Bana bir defa verecen mi?”
“Seni öpebilir miyim?”
“Fıstık gibisin çok hoşuma gittin, bir gece beraber olabilir miyiz?”
“ Sanığın yolda yürümekte olan mağdurenin bir süre peşini ısrarla takip ettikten sonra ona yaklaşarak “senin adın ne, niye kaçıyorsun benden” şeklinde sözler sarf etmesi,..”
“Sanığın müştekiyi telefonla arayarak “buluşalım gözlerin çok güzel, beni öldürüyor” diyerek telefonu kapatması”
“Sanığın kalbini göstererek “şuramda bir şey var, senden hoşlanıyorum, çok güzelsin” demesinden ibaret sözleri”
“Haydi birlikte kaçalım”
“Ara beni, mutlu edeyim seni” ………..

Yargıtay kararları incelendiğinde, cinsel taciz sayılmış hareketler arasında çoğunlukla mağdura yönelik söylenen cinsel içerikli sözlerin olduğu tespit edilmiştir. Cinsel taciz suçu, mağdurun yolda ısrarla takip edilirken veya doğrudan, ona yönelik cinsel içerikli sözlerin söylenmesi ile; telefon, mektup, e-posta veya başka bir teknolojik aletle bu tür sözlerin mağdura iletilmesi ile; ıslık çalınması, cinsel organın gösterilmesi veya başka cinsel içerik ifade eden hareketlerin yapılması ve bunlara benzer her türlü davranış ile gerçekleşebilir.

       İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.

                              V. HUGO