KONYA .. AİLE MAHKEMESİNE

DOSYA NUMARASI : ……… Esas

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZDA BULUNAN

DAVALI : …..

VEKİLİ : Av. Ferdi DEMİR
Feritpaşa Mh. Ulaşbaba Cd. Mustafa Kaya İş Merkezi No 24/301, Selçuklu/Konya
DAVACI : …….

VEKİLİ : ………

DİLEKÇE KONUSU : Çocuğun yüksek yararına aykırı olan iş bu bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızın sunulmasıdır.

RAPOR TARİHİ : …….

AÇIKLAMALARIMIZ:

Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası ile ikame edilen davada, bilirkişi raporuna beyanlarımızı ve itirazlarımızı sunuyoruz. Bilirkişi raporunda Çocuğun üstün yararına aykırı olan değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Şöyle ki;

Yukarıda bilgileri yazılı dosyada ……..
tarihli bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde itirazlarımızı Sayın Mahkemenize sunuyoruz.
Dava dilekçesinde detaylıca belirttiğimiz üzere Müvekkil ve davacı ….. Asliye Hukuk Mahkemesinin …… E. Numaralı dosyası kapsamında boşanmışlardır. Boşanma her ik tarafında rızası ile anlaşmalı boşanma şeklinde yapılmıştır. Herhangi bir şekilde baskı ya da tehdit söz konusu değildir. Tarafların ortak mutabakatı ile anlaşma gerçekleştirilmiştir. Müşterek çocuğun bakım ve masrafları ise müvekkilimiz tarafından yapılmaktadır. Davacı anne ……… boşanma sonrası, ……….. açıkça beyan etmiştir. Ancak davacı bu beyanına rağmen çocuğun okul hayatının sorumluluğunu haksız bir şekilde müvekkile yıkmaya çalışmıştır. Davacının da açıkça beyan ettiği üzere müşterek çocuk annesi ile birlikte kalmaktadır. Dolayısıyla da çocuğun okul hayatı en ufak bir sekteye uğramışsa da sorumluluk ve kusur davacı anneye aittir.
Ayrıca , iş bu bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının yaşadığı ev …… odalı temiz ve düzenlidir. Evde yaşam için gerekli eşyalar mevcuttur.

Müvekkil, çocuğunu daha iyi bir eğitim alması için annesinin yanında yaşamasına müsaade edeceğini , annenin çocuğa iyi bakmasının yeterli olacağını, velayetinde kendisinde kalmasını istediğini beyan etmiştir. Görüldüğü üzere müvekkil, hiçbir surette ve hiçbir konuda davacıya e ufak bir zorluk çıkarmamaktadır. Ayrıca çocuğun , davacının istediği okulda okul hayatına devam etmesine de rıza göstermektedir. Davacı tarafın beyanları da dahil olmak üzere iş bu davada her vakıa açıkça göstermektedir ki müvekkil sadece ve sadece çocuğunun yararını düşünmektedir. Maalesef ki davacı taraf, müvekkilin bu iyi niyetine ve hoşgörüsüne rağmen , çocuğun velayetini de almak isteyerek, müvekkil baba ile çocuk arasındaki ilişkiyi sekteye uğratmak istemektedirler.

İş bu bilirkişi raporunda;…………………………” şeklinde görüş bildirmiştir. Ne yazık ki iş bu raporun çocuğun yüksek yararına son derece aykırı olduğu aşikardır. Müşterek çocuk zaten annesi ile birlikte yaşamakta, müvekkil baba haftada bir veya iki gün olacak şekilde çocuğunu görmektedir. Müvekkil, çocuğun menfaatlerini son derece gözetirken ve çocuğun istediği zaman babası ile görüşme imkanı varken, müvekkil ile çocuğun görüşlerini belli günlerle sınırlı tutmak hem çocuğun hemde müvekkil babanın menfaatlerine son derece aykırıdır. Velayeti kendisinde olan müvekkil, çocuğun annesi ilke görüşmesine veya hayatına karışıyor olsaydı iş bu raporun haklı olduğunu bizde açıkça ifade ederdik. Ancak hal böyle iken iş bu rapor , çocuğun her istediğinde babası ile görüşmesine engel teşkil etmekte , çocuğun babası ile istediği zaman görüşme hakkını elinden almaktadır. Unutulmamalıdır ki bir gerekçe ve hukuki fayda olmadan çocuğun babası ile görüşmesinin kısıtlanması çocuğun üstün yararına son derece zarar verecek niteliktedir. Ayrıca , çocuğun babası ile yalnızca belirli zaman aralıklarında görüşebilmesi hem çocuğun hemde babanın kendini rahat hissetmesine engel olmaktadır. Açıktır ki iş bu rapor çocuğun menfaatlerini zedeleyecek düzeydedir. Bu nedenlerledir ki çocuğun velayetinin müvekkil babada kalması, çocuğun yararı için en doğru ve hukuka uygun karar olacaktır.

Son olarak şunu da önemle ifade etmek gerekir ki, davacı anne aktif bir şekilde çalışmaktadır. Çocuğun velayetinin anneye verilmesi durumunda iş hayatı yoğun olan davacının çocuğu da ihmal etme olasılığı kuvvetle muhtemeldir. Ancak velayetin babada kalması durumunda davacı anne yoğun olduğu her an veya çocuğun istediği zamanlarda çocuğu babaya bırakabilecektir. Zira velayetin anneye bırakılması durumunda anne ne kadar yoğun olursa olsun çocuğu babasıyla görüştürmeyecek ve tek başına halletmeye çalışacaktır. Ancak bu durum çocuğun yalnız ve ilgisiz kalmasına sebebiyet verecektir.

Bu nedenledir ki iş bu bilirkişi raporuna itiraz etme ve yeniden bilirkişi raporu talebinde bulunma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

İSTEM VE SONUÇ : Yukarıda arz ve izah olunan sebepler nedeniyle;

İş bu dosyada çocuğun üstün yararının korunması gerekliliği nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu alınmasını saygılarımla arz ve talep ederim. (tarih)