KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE
İCRA DOSYA NO : …. Esas
DAVACI : ….
VEKİLİ : Av.Hasan Basri SARI
Feritpaşa, Ulaşbaba Cd. Mustafa Kaya İş Merkezi No 24 Daire 301, Selçuklu/Konya
DAVALI : …….
DAVA DEĞERİ : … TL (yıllık kira bedeli)
KONU : İtirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talepli dava dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
Arabuluculuk Durumu;
Taraflar arasında gerçekleştirilen, …… Arabuluculuk numaralı dosya kapsamında yapılan görüşmede ANLAŞMA SAĞLANAMAMIŞTIR. Arabuluculuk tutanakları, mahkemenize ibraz edilecektir.
İcra Takibi Ve Dava Hakkında Beyanlarımız;
Müvekkil Ercüment emekli ve davalı arasında … tarihinde işbu davaya konu kira sözleşmesi akdedilmiştir. Kira sözleşmesinden sonra taraflar arasında usul ve esasa uygun tahliye taahhütnamesi imzalanmıştır. Tarafımızca … İcra Dairesinin ….. Esas numaralı dosyası kapsamında yapılan icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilmiştir. Davalı itirazında özetle;”Tahliye taahhütnamesini kendisinin doldurmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını” iddia etmiştir.
Davacının işbu, itirazları haksız ve kötüniyetli olup, yalnızca işbu yargılama sürecini uzatma amacı gütmektedir. Zira; Söz konusu kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi şahitler huzurunda imzalanmış olup, kira sözleşmesindeki imza ve tahliye taahhütnamesindeki imza davalı tarafından atılmıştır. Davalının söz konusu borca itirazı, süre kazanmak maksadı ile kötü niyetli olarak yapılmıştır. Tahliye taahhütnamesi ve kira akdi, usul ve esas açısından herhangi bir kanuna aykırılık içermemektedir.
Davalının işbu haksız itirazı neticesinde; … İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyası kapsamında tarafımızca başlatılan icra takibine, davalının yapmış olduğu haksız tüm İTİRAZLARININ İPTALİ ile icra takibin devamına karar verilmesi ve davalının söz konusu itirazı kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan hakkında alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ilişkin taleplerimiz hasıl olmuştur. İş bu dosya kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş ve yukarıda da belirttiğimiz üzere, …. sayılı Arabuluculuk dosyası kapsamında taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır.
Davalı, haksız ve kötüniyetli işbu itirazında hiçbir yazılı delil ibraz etmediği gibi tamamen kötü niyetli bir inkarla imza itirazında bulunmuştur. Davalı, kira akdindeki imzaya itiraz etmemiş olup yalnızca tahliye taahhütnamesindeki imzaya itiraz etmiştir. Söz konusu imzalar üzerinde mukayeseli inceleme halinde imzanın kiracıya ait olduğu ortaya çıkacaktır. Zira söz konusu itirazdan da görüldüğü üzere davalı, kira sözleşmesindeki imzaya itiraz etmeyerek yalnızca tahliye taahhütnamesindeki imzaya itiraz etmiştir. Ancak iş bu kira sözleşmesindeki ve tahliye taahhütnamesindeki imzalar birlikte değerlendirildiğinde söz konusu imzanın davalıya ait olduğu açığa kavuşturulacaktır. Davalının iş bu imzayı haksız bir şekilde inkar ettiğinin ispatlanması adına davalının resmi kurumlarda kullandığı imzaları ile iş bu taahhütnamedeki imzasının karşılaştırılarak gerekli incelemelerin yapılmasını sayın mahkemenizden talep ediyoruz.
Yapılan incelemeler neticesinde, imzanın davalıya ait olduğu açığa kavuşturulacaktır. Bu nedenle davalının, tahliye taahhütnamesindeki tarihlere ilişkin bir itirazı da söz konusu olamayacaktır. Zira; Yargıtay’ın son kararları doğrultusunda, kiracı tarafından boş tarihli olarak imzalanıp kiraya verene teslim edilen tahliye taahhüdü daha sonraki süreçte doldurulup dava veya icra takibi yoluna başvurulması halinde geçerli kabul edilecektir. Tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden önce düzenlenmesi, tarafların arasındaki anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulması vb sebepleriyle geçersizliğinin kabul edilmesi için, ispat yükü kiracı tarafa ait olacaktır. Kiracının bu iddiaları ispatlayamaması halinde boş tarihli tahliye taahhüdünün geçersizliğinden bahsedilemeyecektir. Bu sebepler doğrultusunda, davalının tarihlere ilişkin herhangi bir itirazına itibar edilmesi de mümkün değildir.
Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde söz konusu imzanın davalıya ait olduğu anlaşılacaktır. Söz konusu imzanın davalıya ait olması nedeniyle, davalının diğer iddia ve itirazlarının da dinlenmesi de mümkün değildir. Zira, Yargıtay Altıncı Hukuk Dairesi, 2008/11 E, 2008/2784 K sayılı ilamında ;”.. Öte yandan ATILAN İMZA, İMZA SAHİBİ KİRACIYA BAĞLAYACAĞINDAN TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜ İÇEREN BU BELGEDEKİ TARİHLERİN SONRADAN DOLDURULDUĞU YOLUNDAKİ İTİRAZA İTİBAR EDİLEMEZ. Taahhütnamedeki tanzim tarihinin boş olarak bırakılıp davacıya verildiğinin kabul edilmesi halinde dahi davalı kiracı bu şekilde davranışının sonucuna katlanmak zorundadır. Kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekir” şeklinde hüküm tesis ederek iş bu davamızdaki tahliye talebimizin haklılığına delalet etmektedir. Söz konusu Yargıtay kararlarından da anlaşıldığı üzere tahliye taahhüdündeki tarih kısmının boş bırakılmış olması onu tek başına geçersiz kılmaz. Tahliye taahhüdünün tanzim ve tahliye tarihlerinin sonradan doldurulduğu kabul edilse dahi kiracı tahliye ve tanzim tarihleri boş olarak düzenlenen taahhütnameyi imzaladığına göre boşa imza atmakla kiralayana doldurma yetkisi vermiş sayılacağından bunun sonucuna katlanmak durumundadır.
İşbu dava konusu tahliye taahhütnamesinde yer alan tarihler de bizahati davalı tarafından doldurulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352.maddesinin 1.fıkrasında kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya verenin icra takibi yoluyla kiracıyı tahliye edebileceği ifade edilmiştir. Yargıtay’ın da bu madde kapsamında mutlak olarak aradığı iki geçerlilik şartı bulunmaktadır. Bunlar ;” (1) yazılı şekilde olması ve (2) kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş olmasıdır”. Yargıtay 6. HD, 11.03.2008 T. 2008/11 E. 2008/2784 K. sayılı kararında ; “…atılan imza, imza sahibi kiracıyı bağlayacağından tahliye taahhüdünü içeren bu belgedeki tarihlerin sonradan doldurulduğu yolundaki itiraza itibar edilemez. Taahhütnamedeki tanzim tarihinin boş olarak bırakılıp davacıya verildiğinin kabul edilmesi halinde dahi davalı kiracı bu şekildeki davranışının sonucuna katlanmak zorundadır. Tanzim tarihinin sonradan doldurulmuş olmasının sonuca etkisi bulunamamaktadır.” hükmüne vararak kiracının beyaza imzasının dahi sonucuna katlanmak zorunda olduğunu ifade etmiştir . İşbu nedenler doğrultusunda davalının, itirazlarına itibar edilmesi mümkün değildir.
Ayrıca davalı, halen işbu dava konusu taşınmazı taahhüt ettiği tarihte tahliye etmeyip işgal etmeye devam etmektedir. Davalının, müvekkilime ait söz konusu taşınmazı kullanmaya elverişli şekilde tahliye etmesi gerekir.
Yukarıda da açıkladığımız nedenlerden dolayı davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibine devam edilmesine ve davalının söz konusu mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEP : Türk Borçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLLER :
…. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyası,
….. sayılı Arabuluculuk dosyası,
Kira Sözleşmesi,
Tahliye Taahhütnamesi,
Bilirkişi, Tanık, Yemin, isticvap ve her türlü delil.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
-Öncelikle, haklı davamızın KABULÜNE,
-Davalı tarafça yapılan haksız İTİRAZIN İPTALİNE,
-Davalının haksız itirazı neticesinde duran İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,
-Davalının dava konusu MECURDAN TAHLİYESİNE,
-Davalının haksız itirazları neticesinde takibin durması nedeniyle, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA MAHKÛM EDİLMESİNE,
-Yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de KARŞI TARAFA YÜKLETİLMESİNE, karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.(tarih)
Davacı
.......
Vekili
Av. Hasan Basri SARI
(e-imzalıdır)
EKLER :
EK-1: Vekaletname
EK-2: Kira Sözleşmesi
EK-3: Yazılı Tahliye Taahhüdü
EK-4: ……. sayılı Arabuluculuk dosyası
