KOLLEKTİF ŞİRKET NEDİR?
Kollektif şirket Ticaret Kanunumuzun 211. Maddesinde tanımlanmıştır. Kanun maddesine göre; “Kollektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir.”
Yani Kollektif Şirket; en az 2 gerçek kişi tarafından, bir ticari işletme işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek üzere kurulan, ortakların şirket borçlarından dolayı, sınırsız ve müteselsil sorumlu oldukları tipik bir şahıs şirketidir.
Kollektif şirket, şahıs şirketi olması nedeniyle genellikle birbirini tanıyan ve birbirine güvenen az sayıdaki ortak tarafından kurulmaktadır. Kollektif şirket, özellikleri bakımından adi ortaklıkla son derece benzerlik göstermektedir. Ancak adi ortaklıktan en büyük farkı, kollektif şirketin bir tüzel kişiliği bulunması ve tüzel kişiliğinin bulunmasından kaynaklanan sonuçlardır.
Kollektif şirketi kısaca özetlemek gerekirse; bu şirketlerde ortakların girip çıkması sözleşme değişikliği mahiyetindedir. Bu nedenle de tüm ortakların oybirliği aranmaktadır. Şirket sözleşmesi veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işleri, ortaklardan birine veya birkaçına yahut tümüne verilmemişse ortakların her biri ayrı ayrı şirketi yönetme hakkına sahip bulunmaktadır. Şirketin geleceğinin etkileyen; ortaklar arasında rekabet yasağı, ortaklardan birinin ölümü, iflası gibi durumlar, kollektif şirketin şahıs şirketi sayılmasında büyük önem arz etmektedir. Makalemizin devamında bu hususlar detaylıca açıklanmıştır.
KOLLEKTİF ŞİRKETİN UNSURLARI?
1-Ticari işletme İşletmek;
Kollektif şirkette ortak amaç unsuru mutlaka bir ticari işletme işletmek olmalıdır. Zira ortakların bir ticari işletme değil de bir esnaf işletmesi işletmeleri halinde, adi ortaklık söz konusu olacaktır. Hukukumuza, anonim ve limitet şirketler kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilirken, şahıs şirketleri olan kollektif ve komandit şirketler; ancak bir ticari işletme işletmek amacıyla kurulabilmektedirler.
2- Sermaye;
Her ne kadar kollektif şirketin bir ticari işletme işletmesi zorunlu kılınmış ise de, sermaye şirketlerinin aksine şahıs şirketlerinde asgari bir sermeye sınırı öngörülmemiştir. Zira bu durumun sebebi ise, şahıs şirketlerinde malvarlığının korunması ilkesinin mevcut olmamasıdır. Şahıs şirketlerinde ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumlulukları bulunmasından ötürü bu ilkenin mevcut olmaması herhangi bir eksikliğe de sebebiyet vermemektedir.
Kollektif şirket, bir şahıs şirketi olduğu için emek veya ticari gibi bilançolaştırılmayan değerlerinde sermeye olarak getirilmesi pek tabi mümkündür.
3- Ticaret Unvanı;
Kollektif şirket, tüzel kişi tacir olarak ticaret unvanı kullanmak zorundadır. Kollektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya ortaklardan en az birinin kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadı ile şirketi ve türünü gösterecek bir ibareyi içermelidir. Örneğin; Hasan Basri Sarı Kollektif Şirketi
4- Sadece Gerçek Kişilerin Ortak Olabilmeleri
Kollektif şirket, yalnızca gerçek kişiler tarafından kurulabilmektedir. Bir tüzel kişinin, kollektif şirkette kurucu ortak olması mümkün olmadığı gibi, kurulmuş bir kollektif şirkete sonradan ortak olmaları da mümkün değildir. Ayrıca Kollektif şirkette ortak sayısı en az iki kişi olmalıdır.
5- Ortakların Şirket Borçlarından Dolayı Sınırsız ve Müteselsil Sorumlu Olması;
Kollektif şirkette ortaklar, şirket borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsil ve bütün malvarlıkları ile sorumludurlar. Ancak ortakların şirket borçlarından dolayı sorumlulukları ikinci derecedendir. Zira şirket borçlarından dolayı birinci dereceden şirketin kendisi sorumludur. Dolayısıyla, ortakların sorumluluğu ikinci derecedendir.
6- Tüzel Kişiliğinin Olması;
Kollektif şirket, bir ticaret şirketi olarak tüzel kişiliğe haiz bulunmaktadır. Bu nedenle şirket, hak ve borçların ilk muhatabıdır. Zira şirketin, ortaklardan ayrı bir malvarlığı, yerleşim yeri, vatandaşlığı, hak ve fiil (Aktif/Pasif dava ehliyeti) ehliyeti vardır.
KOLLEKTİF ŞİRKETİN KURULUŞU?
Kollektif Şirket sözleşmesinin, mutlaka resmi yazılı şekilde yapılması gerekmektedir. Ayrıca, sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürlüğü huzurunda imzalanması gerekmektedir.
Şirket sözleşmesinin içeriğinde;
*Ortakların ad ve soyadlarıyla yerleşim yerleri ve vatandaşlıkları,
*Şirketin kollektif olduğu,
*Şirketin ticaret unvanı ve merkezi,
*Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu,
*Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı; para niteliğinde olmayan sermayenin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu; sermaye olarak kişisel emek konulmuşsa bu emeğin niteliği, kapsamı ve değeri,
*Şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya yetkili oldukları, hususları yer almalıdır. Ayrıca ortaklar, şirket sözleşmesine emredici hükümlere aykırı olmamak şartıyla diledikleri kayıtları koyabileceklerdir.
Şirket, tüzel kişiliği ticaret siciline tescil ile kazanmaktadır. Ortaklar, Şirket sözleşmesinin onaylı örneğini onay tarihinden itibaren 15 gün içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret sicilinden şirketin tescilini talep etmelidirler. Sözleşmenin gerekli şartları taşıması halinde, ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil, kurucu etkiye sahiptir.
DİKKAT!!! Sözleşmenin, kanuni şekilde yapılmamış olması veya zorunlu unsurları taşımaması halinde kollektif şirket, adi ortaklık hükmünde olacaktır.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE İDARE HAK VE YETKİLERİ?
Kollektif şirkette kural olarak ortaklardan her biri ayrı ayrı şirketi idare hak ve yetkisine haizdirler. Yani kollektif şirketlerde, Ferdi İdare İlkesi söz konusu olmaktadır. Ancak bu ilke, yalnızca şirketin olağan işleri için söz konusu olmaktadır.
Bu ilkenin iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan biricisi itiraz hakkı olup, ikincisi şirketin olağanüstü iş ve işlemleridir. İtiraz hakkı yalnızca idareci ortaklara verilmişken, olağanüstü iş ve işlemlerde idareci olsun veya olmasın tüm ortakların oybirliği aranmaktadır.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE REKABET YASAĞI?
Şahıs şirketlerinde, tüm ortaklar rekabet yasağına tabi tutulmuşlardır. Ticaret kanunumuzun 230. Maddesine göre; “Bir ortak, ortağı olduğu şirketin yaptığı ticari işler türünden bir işi, diğer ortakların izni olmaksızın kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırlandırılmamış ortak olarak giremez. Yeni kurulan bir şirkete giren ortağın, daha önce kurulmuş diğer bir şirketin de sorumluluğu sınırlandırılmamış ortaklarından olduğunu diğer ortaklar bildikleri hâlde önceki şirketten ilişiğinin kesilmesini aralarında açıkça kararlaştırmamışlarsa, bu durumu kabul ettikleri varsayılır.”
Ancak, rekabet yasağı mutlak emredici değildir. Yani rekabet yasağına aykırı davranan ortak hariç, diğer ortakların oybirliği ile rekabet yasağını kaldırabilmeleri mümkündür. Bir ortağın, rekabet yasağını ihlal etmesi halinde şirket;
*Kendisinden tazminat istemekte veya,
*Tazminat yerine o ortağın kendi adına yaptığı işleri şirket adına yapılmış saymakta veya,
*Üçüncü kişilerin hesabına yapmış olduğu işlerden doğan menfaatlerin şirkete bırakılmasını istemekte serbesttir.
Ortaklar, bu haklardan birini öğrenmeden itibaren 3 ay ve herhalde işlemin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kullanmak durumundadırlar. Aksi taktirde bu hak zamanaşımına uğrayacaktır.
Ayrıca, rekabet yasağının ihlali halinde her ortağın mahkemeden, şirketin haklı nedenle feshini talep etme hakkı mevcuttur.
KOLLEKTİF ŞİRKETLERDE ŞİRKETİN VE ORTAKLARIN SORUMLULUĞU?
Şahıs şirketlerinde bilindiği üzere, hak ve borçların ilk muhatabı şirketin kendisidir. Yani, şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı şirketin kendisi birinci dereceden sorumludur. Ortaklar ise ikinci dereceden sorumludurlar.
Ancak iki istisnai durumda şirket alacaklılarının, şirket borçlarından dolayı doğrudan ortaklara başvurması da mümkün olmaktadır. Bu istisnai haller;
1-Şirkete yapılan icra takibi semeresiz kalmışsa yani şirket hakkında aciz vesikası verilmiş ise,
2- şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, artık doğrudan ortaklara da başvurulması mümkün olacaktır.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE ORTAKLARIN İFLASI?
Kural olarak bir Kollektif şirkete ortak olmak, ortağa tacir sıfatını kazandırmamaktadır. Ancak istisnai olarak, kollektif şirket ortakların da iflasının istenebileceği düzenlenmiştir. Ancak, kollektif şirket ortaklarının iflasının ancak iki durumda istenebilir;
1-Kollektif şirket ortaklarının, yalnızca şirket borçlarından dolayı iflası istenebilecektir.
2-Ortağın, en erken Kollektif şirket ile birlikte iflası istenebilecektir. Yani ortağın, şirketten önce iflas etmesi söz konusu değildir.
!!! Şirketin iflası halinde, şirket alacaklıları alacaklarını almadıkça, ortakların kişisel alacaklıları şirket mallarına başvuramazlar.
KOLLEKTİF ŞİRKETE YENİ ORTAK GİRMESİ?
Kollektif şirkete yeni ortak girmesi, sözleşme değişikliği mahiyetindedir. Bu nedenle tüm ortakların oybirliği aranmaktadır. Ayrıca yeni ortağın girmesi, sözleşme değişikliği anlamına geldiğinden, bu değişikliğinde yazılı yapılması gerekmektedir. Ek olarak imzaların noter onayından geçirilmesi veya ticaret sicili müdürünün huzurunda imzalanması ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE BİR ORTAĞIN ÖLÜMÜ?
Kollektif şirketlerde bir ortağın ölümü halinde ne olacağı hususu, şirket sözleşmesinde bu hususa ilişkin bir düzenleme olup olmamasına göre farklılık göstermektedir.
1-Şirket sözleşmesinde şirketin ölen ortağın mirasçılarıyla devam edeceği- ne ilişkin düzenleme yoksa;
*Mirasçılarla diğer ortakların oybirliği ile verecekleri karar üzerine şirket bunların arasında devam edebilir
*Mirasçılar veya içlerinden biri şirkette kalmaya razı olmazlarsa, diğer ortaklar, ölen ortağın razı olmayan mirasçılarına düşen paylarını ödeyerek onları şirketten çıkarır ve aralarında şirkete devam edebilir. Ancak sağ kalan ortaklardan birinin şirketin devamına onay vermemesi sebebiyle oybirliği sağlanamadığı takdirde şirket sona erer.
2- Şirketin, ölen ortağın mirasçılarıyla diğer ortaklar arasında kollektif şirket olarak devam edeceği hakkında şirket sözleşmesinde hüküm varsa;
*Mirasçılar kollektif sıfatıyla şirkete devam edip etmemekte serbesttir.
*Mirasçılar şirketin devam etmesini isterlerse, diğer ortaklar bu isteği kabul etmek zorundadır.
*Ancak, kollektif sıfatıyla şirkette kalmak istemeyen mirasçı varsa, ölen ortağın payından kendisine düşen tutar ile komanditer olarak şirkete kabul edilmesini önerebilir; ancak bunu da diğer ortaklar kabul etmek zorunda değildir.
*Mirasçılar şirkete kollektif ortak veya komanditer olarak girip girmeyeceklerini ortağın ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde şirkete ihbar etmelidir. Bu süre içinde ihbarda bulunmamış olan mirasçılar, sürenin sona ermesinden itibaren kollektif ortak sıfatını alacaktır.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE BİR ORTAĞIN AYRILMASI?
Şirket sözleşmesinde ortağın çıkma hakkına ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmaması halinde bir takım sorunlar ile karşılaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir ortağın ayrılması; sözleşme değişikliği mahiyetinde olduğundan dolayı ortayın çıkması tüm ortakların oybirliğine bağlıdır. Ancak diğer ortakların, çıkmak isteyen ortağa onay vermemeleri halinde sorunun ne şekilde çözüleceği sorun teşkil etmektedir.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE ORTAĞIN ÇIKARILMASI?
Çıkarılma, kelime anlamından da anlaşıldığı üzere ortağın iradesi dışında şirketle ilişiğinin kesilmesidir. Bir ortağın çıkarılması farklı şekillerde olabilmektedir. Bu haller;
1-Ortağın İflası;
Şahıs şirketlerinde bir ortağın iflası, şirketin de infisahına sebebiyet vermektedir. Ancak, bir ortağın iflas etmesi halinde, ortaklıktan çıkarılması mümkündür. Çıkarılan ortağın payı artık, iflas masasına ödenir. Burada da ortağın çıkarılması, diğer tüm ortakların oybirliğine bağlıdır.
2- Haklı Sebeple Çıkarılma;
Bir ortağın, haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması da mümkündür. Çıkarma kararı da, kural olarak diğer ortakların oybirliği ile alınmalıdır. Haklı sebepler, Ticaret kanunumuzun 245. Maddesinde örnek olarak sayılmıştır. 245. Maddeye göre; “Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle;
a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması,
b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi,
c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması,
d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, gibi hâller haklı sebeplerdendir.”
!!! Çıkarılan ortak, kararın tebliğinden itibaren 3 ay içinde Ticaret mahkemelerinde işbu kararın iptali için dava açma hakkına sahiptir.
3- Fesih İhbar;
Fesih ihbarda, bir ortağın ve bir ortağın kişisel alacaklısının fesih bildiriminde bulunması şeklinde iki farklı olasılık söz konusu olmaktadır.
A. Ortağın fesih bildirimi; Belirsiz süreli kollektif şirketlerde, ortaklarda her biri 6 ay önceden bildirimde bulunmak şartı ile feshi ibra ettiği taktirde, diğer ortaklar feshi kabul etmeyerek yalnızca ortağın çıkarılmasına karar verebilirler.
B. Ortağın kişisel alacaklısının fesih bildirimi; Şirketin süresinin uzatılması kararı alındıktan sonra ortağın kişisel alacaklısının bu karara itiraz etmesi halinde veya kişisel alacaklının, borçlu ortağın tasfiye payına haciz koydurarak şirketin feshini istemesi halinde, diğer ortaklar oybirliği ile borçlu ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebileceklerdir. Diğer ortaklar, borçlu ortağın borcunu ödeyerek de feshi engelleyebileceklerdir.
KOLLEKTİF ŞİRKETTE ZAMANAŞIMI SÜRESİ?
Şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarının, ortaklara yöneltebileceği haklar; ortakların şirketten ayrılmasından, şirketin sona ermesinden veya şirketin iflasının ilan edilmesinden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak dikkat etmek gerekir ki, alacak daha kısa bir zamanaşımına tabi tutulmuş ise o zamanaşımı uygulanacaktır.
KOLLEKTİF ŞİRKETİN SONA ERMESİ?
Kollektif şirket, infisah ve fesih olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Fesih ise, iradi ve mahkeme kararı ile fesih şeklinde söz konusu olmaktadır.
1-Kendiliğinden Sona Erme Halleri;
*Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesi halinde,
*Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla devam etmesi yönünde bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle,
*Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla devam etmesi yönünde bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle,
*Sözleşmede belirlenen sürenin dolmasıyla,
*Şirketin iflası ile,
*Şirketin başka bir şirket ile birleşmesiyle, kollektif şirket sona erecektir.
2- İradi Sona Erme;
İradi sona erme, ortakların iradesi ile ve mahkeme kararı ile sona erme olarak iki farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.
A. Ortakların iradesi ile sona erme:
Şirket, ortakların iradesi ile iki farklı şekilde sona erebilmektedir. Birincisi, bütün ortaklar oybirliği ile karar alarak şirketi sonlandırabileceklerdir. İkincisi ise, şirketin belirsiz süreli olması halinde söz konusu olacak feshi ihbar hakkının kullanılarak şirketin sona erdirilmesidir.
B. Mahkeme kararı ile sona erme;
Şirket, ortakların haklı sebeple fesih talep etmesi halinde, haklı sebeplerin varlığı halinde son bulacaktır. Haklı sebeplerin neler olduğu yukarıda belirtilmiştir.
Ayrıca bir ortağın kişisel alacaklısının talebi doğrultusunda da şirketin feshi söz konusu olabilecektir. Zira bir ortağın kişisel alacaklısı, borcunu ortağın kişisel malından ve şirkette ki kar payından alamaz ise, tasfiye sonunda borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurmaya ve 6 ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla şirketin feshini talep etme hakkına sahiptir. Diğer ortaklar, borcu ödeyerek davanın açılmasını veya düşmesini sağlayabileceklerdir.
