ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK ( TCK m. 207 )

NEDİR ? Özel belgede sahtecilik suçu; özel bir belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek ve kullanmak suretiyle işlenmektedir. Özel belge; içeriği hukuka ve ahlaka aykırı bulunmayan ve bir kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenlemediği belgelerdir. Başka deyişle, belge vasfını taşıyan ve resmi belgeler dışında kalan yazılı evrak, özel belge olarak kabul edilir. Örneğin; kredi sözleşmesi, teminat mektubu, adi senet, fatura, mal beyanı, vergi beyanı, gümrük beyanı, sigorta giriş bildirimi, mektup, özel bir vaka hakkında ilgililerince düzenlenen tutanak, kira sözleşmesi, tahliye taahhüdü, dilekçe, ihbar yazısı, vb. belgeler özel belge sayılmaktadır.

Madde- 207 Özel Belgede Sahtecilik
(1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Madde-208 Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
(1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Madde- 210 Resmi belge hükmünde belgeler
(1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

Madde-211 Daha az cezayı gerektiren hal
(1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Görüldüğü üzere Kanunun 211. maddesinde, suçun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmesi, cezayı azaltmayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

FAİL
Özel Belgede Sahtecilik suçu, özgü suç olarak düzenlenmediğinden dolayı bu suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Suçu herkes işleyebilir.

MAĞDUR
Suç, kamu güvenine karşı işlendiğinden, bu suçun esas mağduru toplumdur. Ancak bu suçtan dolayı haksızlığa uğrayan kişiler de suçun mağduru sayılırlar.

SUÇUN İŞLENİŞ ŞEKİLLERİ
a. Özel Belgeyi Sahte Olarak Düzenlemek
b. Gerçek Bir Özel Belgeyi Değiştirmek
c. Sahte Özel Belgeyi Kullanmak

SUÇUN MADDİ UNSURU
Suçun maddi unsuru belgelerdir. Belge kelimesi dilimizde evrakın karşılığı olarak kullanılmaktadır.
Belgenin Unsurları:
1- Yazılı Olma
2- Hukuki Değer Taşıyan Bir İçeriğinin Bulunması
3- Düzenleyenin Bilinmesi

Yazılı evrakın belge olarak kabul edilebilmesi için; hukuken korunmaya değer bir içeriğinin bulunması gerekir. Örneğin bir aşk mektubu içerdiği düşünceler bakımından boşanma davasında kanıt olarak kullanılabilir ve özel belge sayılır. Ayrıca yazılı materyalin belge olarak kabul edilebilmesi için, kim tarafından düzenlendiğinin belli olması gerekir. Kimin düzenlediği bilinmeyen yazılar belge niteliği taşımamaktadır. Düzenleyenin bilinir kılınması, düzenleyen kişinin adının metin içinde yazılması ile veya imza, işaret gibi diğer bir unsur sayesinde gerçekleştirilebilir. Düzenleyenin belli oluğu halde, içeriği bulunmayan belgeler üzerinde işlenen suçlar ise , ‘açığa imzanın kötüye kullanılması’ adıyla ayrıca düzenlemiştir.

ZARAR
Resmi Belgede Sahtecilik suçunun oluşabilmesi için zararın varlığını şart olmayıp, zarar olasılığının olması yeterli görülmüştür. Ayrıca fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi veya failin yarar sağlamış olması aranmaz. Yargıtay bir kararında “Evrakta sahtekarlık suçlarında …fiilden bir zararın ortaya çıkması aranmamakta, zarar olasılığı yeterli görülmektedir.” şeklinde hüküm kurmuştur.
Ayrıca zarar olasılığının bulunması için belgede yapılan sahteciliğin çok sayıda kişiyi aldatacak nitelikte olması, bir başka anlatımla belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerekir. Aldatma keyfiyeti belgeden objektif olarak anlaşılmalıdır. Muhatabın hatasından, dikkatsizlik ya da özensizliğinden kaynaklanan fiil , aldatma yeteneğinin varlığını göstermez.

RESMİ BELGELERİN UNSUR EKSİKLİĞİ NEDENİYLE ÖZEL BELGE SAYILMASI

Resmi belgelere ilişkin zorunlu öğelerin oluşmaması durumunda belgenin resmi belge olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu takdirde kullanılan sahte belgenin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilir. Örneğin kambiyo senetlerindeki zorunlu yasal öğelerin bulunmaması, bunların kambiyo senedi niteliğini kaldırmakta, özel belge sayılmalarını gerektirmektedir.

KUSURLULUK
Özel belgede sahtecilik suçu yalnızca kasten işlenebilir, bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir.

ŞİKAYET
Özel belgede sahtecilik suçunun soruşturma ve kovuşturması mağdurun şikayetine tabi değildir. Dolayısıyla re’sen soruşturma ve kovuşturma usulleri uygulanır. 

UZLAŞMA 
Resmi Belgede Sahtecilik suçu, uzlaşma kapsamında suçlardan değildir. Dolayısıyla uzlaşma hükümleri uygulanmaz. 

GÖREVLİ MAHKEME
Özel Belgede Sahtecilik suçunda , görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir.

EMSAL YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 11.CD. 26.4.2007, 6222/2854
“Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için özel belgede sahtecilik yapılması yeterli olmayıp, bu belgenin hukuki sonuç doğuracak biçimde kullanılması gerekir.”

 

Yargıtay CGK. 5.11.1990, 6-246/263.
“Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için o belgenin doğrudan hukuki sonuç doğurucu nitelikte olması gerekir. Belediyenin yeterli görüp işleme koymadığı ve içeriğinin gerçeğe uygunluğunu araştırdığı belgenin belediyeye verilmesiyle hemen hukuki sonuç doğurmadığı açıktır. Saptanan bu durum ve uygulamaya göre tanzim ve tevdi ile hukuki sonuç doğurmaları olanaksız olan bu belgelere dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet yoktur.”

Yargıtay 11.CD. 5.6.2008, 4327/5633
“Suça Konu senette TTK. 688. maddesinde sayılı bononun zorunlu unsurlarından olan tanzim yeri olarak idari birimin belirtilmemesi nedeniyle senedin özel evrak niteliğinde sayılacağı…”

Yargıtay 11.CD. 21.11.2007, 11667/8295

“Sahte düzenlenen ve TTK. 668. maddesindeki öğelerden ‘alacaklı adı’ yazılı olmayan senedi katılana verme eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı”

Yargıtay 6.CD. 27.12.2004, 5525/14972
“Suça konu belgenin aslının bulunmayışı ve noter onayında bir sahtecilikten söz edilmeme- si karşısında; atılı suçun özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmelidir..”

Yargıtay 11.CD. 1.12.2003, 10810/8546
“Sunulan dekont fotokopileri onaysız olup, bu yönüyle suret belge özelliği taşımadığı, hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadıkları ve aldatıcılık yeteneğinin bulunmadığı, görevlilerin onaylı suret istememeleri biçimindeki özensiz davranışlarının, aldatıcılık yeteneğinin varlığı- nı göstermeyeceği gözetilmelidir.”

Yargıtay 11.CD. 10.7.2007, 7226/4889
“Sahte olduğu iddia olunan kira sözleşmesinin vergi dairesine kim tarafından sunulduğu araştırılıp, ibraza ilişkin dilekçe veya matbu formun istenip sanıkça düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti, sanık adına başkasınca verilmişse tanık olarak dinlenmesi ve sözleşmeyi düzenleyenin sorulması,… araştırıldıktan sonra 765 sayılı Kanunun 346. maddesinin de değerlendirilmesi ve gerektiğinde; fotokopilerde grafolojik tanı unsurları kayba uğramakta ise de; fotokopi belgelerin net olması halinde üzerinde inceleme yapılması mümkün bulunduğundan, sanığın ve onun adına belgeyi ibraz edenin olay tarihinden önceki günlere ait imza ve yazı örnekleri temin edilerek Adli Tıp Kurumuna gönderilip bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazı ve imzaların kime ait olduğu saptanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.”

           Av. Hasan Basri SARI
Hukuk & Danışmanlık Bürosu